Uzaktan Kumandalı Robotlar Gezegen Taramasının Geleceği

Ağustos ayının sonlarında Alman Havacılık Merkezi’nde (DLR) kurulan ve Mars yüzeyinin şekli verilen bir ortamda, yeni üretilen robotların testi yapıldı. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan bir astronot tarafından yönetilen robot, simüle edilmiş Mars ortamında kontrol edildi. Robotun görevi Mars üzerindeki güneş enerjisi çiftliğini incelemek ve onarmak.

Avrupa Uzay Ajansı astronotu Paolo Nespoli Rollin’ Justin isimli bu robotu kontrol etti. Robot sırasıyla navigasyon, bakım ve onarım görevlerini gerçekleştirdi. Nespoli, doğrudan tele operasyona güvenmek yerine, robota üst düzey komutlar vermek için bir tablet bilgisayarı kullandı. Bir görev esnasında Nespoli, robotu tablet ile istediği yerlere konumlandırdı ve farklı açılardan resimler çekti. Bir başka komut, Justin’in bir kabloyu kavramasını ve bir veri bağlantı noktasına bağlamasını sağladı.

Robotistler bu yaklaşımı “denetlenen özerklik” olarak adlandırıyor. Bu durum tam özerklik (robotun her şeyi kendi başına yapmaya teşebbüs ettiği) ve doğrudan teleoperation (astronotun robotun her hareketini kontrol etmesi gerektiği) bölümlerinin avantajlarının birleştirildiği bir yöntem. Denetimli özerklik, beklenmedik hataları ve iletişim gecikmeleri gibi sınırlamaları ele almanın bir yolu. Bu yöntemde astronot, robotun bir amiri gibi davranır ve robotun problem yaşadığı durumlarda görevi bitirmek için yardım eder.

DLR’nin Robotik ve Mekatronik Merkezi’ndeki deneyin baş araştırmacısı Dr. Neal Y. Lii bu konuda ”Bu konsept robot aldığı istihbaratı akıllı ve planlı görevler için kullanıyor. Robotun zekası, astronottan geribildirim ve komut beklemek için robotu daima güvenli bir durumda tutuyor” dedi.

SUPVIS Justin denilen deney DLR tarafından ESA ile ortak yürütülüyor. Bu deney, Çok Amaçlı Uçtan-Uca Robotik Çalışma Ağı veya METERON isimli projenin geniş bir parçası konumunda. ESA tarafından DLR, NASA ve Roscosmos ile beraber başlatılan METERON, bir dizi uzay telerobotiği deneyinden oluşuyor. Hedef, gelecekteki gezegen arama misyonlarına yardımcı olmak için gelişmiş insan-robot işbirliğini geliştirmek.

İnsanlar Mars’a gitmek istiyorsa gezegenin yüzeyinde yaşam alanlarını, altyapıyı inşa etmeleri ve bakım yapmaları için robotlardan büyük destek alabilir. Mars yüzeyine inilmeden önce astronotlar, yörüngede kalıp ve gerekli altyapı üzerinde çalışmak için robotları yüzeye gönderecek. ESA ve NASA’nın inancına göre, insanların Mars’a getirilmesinin tek yolu bu. DLR de yapılmak istenen de buna uygun bir senaryo üzerinde çalışmak.

Ağustos ayında gerçekleşen deneyde İtalyan astronot Nespoli, iki görev dizisi uyguladı. İlk aşamada, robotu bir güneş panelini incelemesi ve yeniden başlatması için yönlendirdi. İkinci aşamada ise bir sistem yazılımı yükseltme görevini gerçekleştirdi.

Nespoli, iki protokolü de o kadar etkili bir şekilde gerçekleştirdi ki, bir süre sonra DLR ekibine bir öneri sundu: Amerikalı meslektaşları Jack Fischer ve Randy Bresnik’i bu çalışmayı denemek için davet etti. Daha önce tabletten yönetimi sağlayan arayüzü hiç kullanmamalarına rağmen iki NASA astronotu, Nespoli’nin yardımı ve yer ekibinin de desteği ile bazı görevleri hiç zorlanmadan gerçekleştirdiler.

Lii, iki SUPVIS Justin oturumunun daha planlandığını söyledi. Ekip, bir sonraki deney için tabletin kullanıcı arayüzünde ve robotun ISS mürettebatının deneyimlerine dayanan işlevlerinde iyileştirmeler yapacak. Gelecekte, daha fazla deneyim sunan telepresence sistemlerini de test etmeyi planlıyorlar, çünkü bu sistemler bazı görevlerde gerekli olabilir.

Dr. Lii son olarak bu konuda “Sonuç olarak umudumuz, sezgisel uzay robotik teleoperasyon çalışma sistemlerini tasarlamak için bir kriter / kılavuz / çalışma kitabını hazırlamaktır.” dedi.